Abdullah bin Ömer Hattab Sözleri – Abdullah bin Ömer Sözleri

Abdullah bin Ömer Hattab Sözleri ve kısa menkıbelerini sizler için derledik. 

Yay gibi oluncaya kadar namaz kılsanız, kiriş gibi kalıncaya kadar oruç tutsanız, günahlara engel olan bir verâ’nız olmadıkça Allah-ü Teâlâ kabul etmez.

Hz. Mevlana sözleri için tıklayınız.


Abdullah Bin Ömer Hattab Menkıbeleri

Bir gün Abdullah bin Ömer hazretlerine, hediye edilmek üzere bin dirhem para ile birlikte bir de kıymetli bir kaftan getirilmişti.  Hediyenin Abdullah Bin Ömer hazretlerine geldiğini gören dostlarından birisi ertesi gün onu pazarda hayvanları için veresiye yem alırken görünce çok şaşırdı. Meraklanarak evine gitti ve evdekilere sordu:

-Dün Abdullah bin Ömer hazretlerine bin dirhem para ve kıymetli bir kaftan hediye edilmemiş miydi ?

–Evet hediye edilmişti.

-Ancak ben bugün onu pazarda veresiye yem alırken gördüm.

–Evet doğrudur. Hediyeler geldiği gün kaftanını da yanına alarak çarşıya gitti. Eve döndüğünde yanında ne kaftan vardı ne de para. Bütün parayı ihtiyacı olan insanlara dağıtmış.

”Hz. Ebu Bekir ve Ebu Cehil’in bakış açısı” okumak için tıklayınız.


Gençliğinde gördüğü rüya

Abdullah bin Ömer hazretleri gençlik yıllarında bir rüya gördü. Rüyasında ipek bir kumaş parçasının üzerinde uçarak Cennette dilediği yerlere konuyordu. Ancak birileri onu sürekli Cehenneme götürmeye çalışıyordu. Meleklerden birisi karşısına çıktı ve ” Korkma!” dedi. Sonra onu alıp tekrar Cennete götürdü.

Onun bu rüyasından haberdar olan Hazret-i Hafta, Abdullah bin Ömer Hattab’ın gördüğü bu rüyayı Resûlullaha anlattı. Peygamber efendimiz bu rüyayı dinledikten sonra şöyle buyurdu:

-Abdullah ne kadar iyi bir insandır. Keşke geceleri de namazını kılsa !

O günden sonra Abdullah bin Ömer Hattab gece namazlarını hiç kaçırmadı.

Abdullah bin Mesud Sözleri için tıklayınız.


Allah korkusu

İçerisinde sadece Allah korkusu taşır, başka da hiç kimseden korkmazdı. Bir gün yolculukları esnasında karşılarına bir aslan çıkınca yanındakiler bir anda ne yapacaklarını şaşırdılar. Abdullah Bin Ömer Hattab ise korkusuzca aslanın yanına gitti ve kulağına şöyle seslendi:

-Resûlullah efendimizden işittim ki ” İnsanoğlu Allah’tan başka hiçbir şeyden korkmazsa hiçbir şey de ona musallat etmez.” Yolumuzdan çık da yolculuğumuza devam edelim.

Bu olayın ardından aslan oradan sessiz bir şekilde uzaklaştı.


Hazımsızlık

Acıkmadan sofraya oturmaz, yemek yediğinde de çok az yerdi. Öyle ki bir gün Irak’tan kendisini ziyaret etmeye gelen bir dostu kendisine hediye etmek üzere bir ilaç getirmişti. Abdullah bin Ömer Hattab’a dönerek şöyle dedi:

-Bu ilaç çok iyidir. Senin için Irak’tan getirdim.

–Bu ilaç ne içindir ?

-Hazımsızlığı hafifletir.

–O zaman sen bu ilacı başkasına hediye et.

-Neden ?

–Çünkü ben ömrü hayatım boyunca karnım doyana kadar hiç yemek yemedim. Bundan sonrasında da yemeyeceğim. O yüzden benim hazımsızlık problemim olmaz İnşallah.


 

Kaybolan deve

Bir gün Abdullah bin Ömer hazretleri devesini kaybetmiş. Çok da aramasına rağmen bulamamış. Sonunda pes etmiş ve ” Devemi kim aldıysa hakkım ona helal olsun !” diyerek mescide gitmiş. Mescitte birileri yanına gelerek devesini kimin aldığını haber etmiş.

Mescitten ayrılıp devenin yanına giderken aklına hakkını helal ettiği gelmiş ve ”Ben deveyi alana hediye etmiştim.” diyerek tekrar mescide geri dönmüş.


Abdullah Bin Ömer kısa hikayeleri

 

Abdullah bin Ömer Hz. bir gün birkaç arkadaşını da yanına alarak Medîne-i münevvere dışına çıkmışlar. Acıktıklarında da bir sofra kurmuşlar. O sırada oradan geçen ve köle olan bir çoban selam verir. Hazreti Abdullah bin Ömer çobanı yemeğe davet eder. Çoban ise o anda oruçlu olduğunu söyler ve sofraya oturmaz. İbni Ömer bu durum üzerine sorar:

-Bu sıcak havada hem koyunları otlatmayı hem de oruç tutmayı nasıl başarıyorsun ?

Çoban cevaplar:

-Böylesi sıcak havalarda çok zaman oruç tuttum.

Abdullah bin Ömer hazretleri çobanın itikadını denemek için sorar:

–Koyunlardan birini bana satar mısın ? Hem sana parasını öderim, hem de iftar ederken yemen için koyunun etinden veririm.

-Koyunlar benim değil, efendimindir.
–Efendine koyunlardan birisi kayboldu dersin.

Bu olayın üzerine çoban itikadını olağanca ispatlar nitelikte şöyle cevap verdi:

-Allahü teala görüyor, biliyor.

Abdullah bin Ömer hazretleri çobanın bu sözünü kendi kendine birkaç defa tekrar etti. Medîne’ye ulaştıklarında da çobanın efendisine bir adam gönderdi ve sürüyü çobanıyla birlikte satın aldı. Onu özgür bıraktı ve satın aldığı koyunları da adama hediye etti.

 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here