Cuma, Ekim 18, 2019
Ana Sayfa Fıkralar Karadeniz Fıkraları

Karadeniz Fıkraları

Karadeniz fıkraları, Temel, Dursun, Fadime, Karadenizli fıkraları, komik fıkralar bu kategoride sizler için hazırlanmıştır.

Güldüren, düşündüren komik fıkralar

0
En komik fıkralar

Güldüren ve düşündüren komik fıkralar

En komik fıkraları sizler için derledik. Bu komik fıkraları okumadan geçmeyin. Dilerseniz komik fıkraları arkadaşlarınıza anlatabilir ya da facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilirsiniz. 2017 en komik fıkralar sizler için derlendi. 

 

Kapak eden cevap | Komik fıkralar

Adamın birisi yolda gidiyormuş. Adamın kulakları normale göre çok büyükmüş. Adamı gören herkes kulaklarıyla dalga geçiyormuş. Yine bir gün yolda giderken yanından geçen biri şöyle seslenmiş:

-Abi ya senin kulakların bir insana göre çok fazla büyük değil mi ?

Adam hiç yüzünü bile eşkitmeden cevabı yapıştırmış.

-Evet kabul ediyorum. Benim kulaklarım bir insana göre fazla büyük ama sizin kulaklarınız da bir eşeğe göre fazla küçük değil mi ?

 


 

Temel ve Dursun’a Afrika Dayağı | Komik fıkralar

Bizim Temel ile Dursun bir gün Afrika’da kamp yapmaya karar verirler. Afrika’ya ulaştıktan sonra kamp kurmaları gerekir. Ancak çokça uğraşmalarına rağmen bir türlü kampı kuramazlar. Kampı kuramadan hava kararınca kamp kurma işini ertesi güne ertelerler. Ancak yine de uyumak için bir yere ihtiyaçları vardır. Özellikle de hayvan saldırılarından ürkerler. Bu yüzden geceyi ağaçta uyuyarak geçirmeye karar verirler. Dursun ağacın üst tarafında, Temel ise alt tarafından kendisine bir yer bulmuş.

Gün ağarırken yerliler ağaçta uyuyan Temel ve Dursun’u fark etmişler, ağaca ve doğaya saygısızlık yaptıklarını düşünerek sinirlenmişler ve ağacın alt tarafında yatan Temel’i ağaçtan indirerek dövmüşler.

Gün boyu kampı tekrar kurmaya çalışan Temel ve Dursun yine başarısız olmuş ve ağaçta uyumak zorunda kalmışlar. Ancak bu kez Temel dayak yemekten korktuğu için ağacın üst tarafında uyumak istemiş.

Yerliler gün ağarırken tekrar gelmişler. Bakmışlar ki bizim Dursun ve Temel oradan ayrılmamış. Bu kez daha da çok sinirlenmişler ve yine dövelim diyerek ağaca doğru yönelmişler. Aralarından bir tanesi dün sabah ağacın alt tarafında yatanı dövmüştük gitmemişler, bugün de üst tarafta yatanı dövelim belki o zaman giderler demiş.

Daha fazla karadeniz fıkrası okumak için tıklayınız.


 

Sen misin deli ? | Komik fıkralar

Bir deli sokak duvarının üzerine çıkarak oturmuş ve yanında getirdiği oltayı sokağa doğru atmış. Deliyi gören şaşkın bakışlarla soruyormuş:

Sen orda ne yapıyorsun ki ? Yoksa balık mı tutuyorsun ?

Deli ‘’ Evet.’’ Diyerek cevaplamış.

‘’Hiç balık tutabildin mi bari ?’’ diye sormuş sokaktan geçen birisi.

 

Deli önce gülümsemiş sonra da adama dönerek.

-Tutmaz mıyım ? Sen tuttuğum 25. Sazansın.

 


 

Eşinden kolay izin alma yolları 2017 | Komik fıkralar

Bir gün balık tutmayı çok seven üç arkadaş balığa çıkmak için sözleşmişler. Sözleştikleri gün de üç arkadaşın üçü de balık tutacakları yere gelmişler. Muhabbet dönmüş dolaşmış eşlerinden balık tutmaya gitmek için nasıl izin aldıklarına gelmiş.

  1. adam:

-İnanın izin alana kadar aktan karaları seçtim. En sonunda evi baştan aşağıya boyama karşılığında izni koparabildim.

  1. adam:

Al benden de o kadar. İzni koparamayacağımı anlayınca eşime reddedemeyeceği bir teklifte bulundum. Eğer balığa çıkmama izin verirse ona evdeki koltuk takımlarını değiştireceğimi söyledim. O da böylelikle izin verdi.

  1. adam:

-Benim izin almam o kadar da zor olmadı. Eşime önce ‘Bugün annemlere gidelim.’ Dedim. Sonra da ya da ben balık tutmaya mı gitsem acaba dedim. Cevabı çok açık ve netti: ‘Üstünü kalın giyin, balıkta hasta olma.’


 

Temel Asker Olursa | Komik fıkralar

 

Komutanı Asker Mehmet’e şöyle bir soru sorar:

-Asker, söyle bakalım vatan senin neyindir ?

Mehmet hiç düşünmeden bağırarak cevaplar:

-Vatan benim biricik anamdır komutanım.

Mehmet’ten sonra sırada bizim Temel vardır. Komutan temelin yanına gelir ve şöyle sorar:

-Vatan senin neyindir asker ?

Temel hiç düşünmeden bağırarak cevaplar:

–Vatan ha bu bizum Mehmetin anasudur komutanum. 🙂

 


 

Temel’in oğlu karne alırsa | Komik fıkralar

 

Temel’in oğlu Cemal yıl sonu karnesini kaptığı gibi babasına götürmüş. Temel, karneyi eline aldıktan sonra başlamış incelemeye. Bir de bakmış ki karnenin sol tarafında bulunan derslerin hepsi zayıfmış. Türkçe, Matematik, Tarih, Biyoloji, Fizik ders notlarının hepsi birmiş. Bir de karnenin sağ tarafında yer alan davranış notlarına bakmış. Arkadaşlık ilişkileri pekiyi, öz temizlik becerisi pekiyi, ağız ve diş sağlığı pekiyi…

Karneyi inceleyen Temel, Fadime’ye dönerek:

– Fadime göreymisin, ha şu öğretmenin verdiği notlara bi bak. Benim öğrettiklerimin hepsi pek iyi, onun öğrettiklerinin hepsi zayıftır da. 🙂

 


 

Nasreddin Hoca’nın arkadaşları | Komik fıkralar

Nasreddin Hoca’nın arkadaşları ‘’Gelin şu hocaya bir şaka yapalım.’’ demişler.  Sonra hocanın yanına gitmişler ve hocaya şöyle demişler:

-Hocam duyduk ki iki gün sonra kıyamet kopacakmış. Madem ki kıyamet iki gün sonra kopacak o zaman şu senin kuzu araya gitmesin. Keselim de yiyelim afiyetle.

Hoca arkadaşlarının söylediklerine inanmamış inanmamasına ama yine de ‘’tamam.’’ demiş. Sonra da ertesi gün göl kenarına gelmelerini ve kuzuyu göl kenarında kesip yiyebileceklerini söylemiş.

Ertesi gün hoca ve arkadaşları göl kenarında bir araya gelmişler. Hoca bu kez arkadaşlarına şöyle bir teklifte bulunmuş:

-Sizin uğraşmanıza gerek yok. Ben ateşi yakayım, kuzuyu keseyim, eti de pişireyim. Bu arada siz de sofra hazır olana kadar gölde yüzün.

Nasreddin Hoca’nın teklifi arkadaşlarını fazlasıyla memnun etmiş. Hemen oracıkta kıyafetlerini çıkarıp göle dalmışlar. Bir süre sonra yüzmekten yorulmuşlar ve dışarı çıkalım demişler. Çıktıktan sonra bir de bakmışlar ki hoca bütün kıyafetlerini ateşe atmış.

Şaşkın bir halde hocanın yüzüne bakan köylüler söylenmişler ‘’ Aman hoca, ne yaptın sen böyle ? Biz kıyafetlerimiz olmadan nasıl döneriz şimdi köye ?’’

Hoca arkadaşlarına gülümseyerek şöyle demiş:

-Eee ne var bunda üzülecek ? Nasıl olsa yarın kıyamet kopacak.

Diğer komik paylaşımlarımıza da göz atmak ister misiniz ?


 

Aptal olan kim ? | Komik fıkralar

Bir iş adamı berbere gider ve tıraş olur. Tıraş sırasında da berberiyle koyu bir sohbete dalar. O sırada kapının önünden geçen paspal bir çocuk gözlerine çarpar. Berber çocuğu görür görmez iş adamının kulağına eğilerek ‘’ Bu gördüğün paspal çocuk var ya, dünyada gördüğüm en aptal çocuklardan birisidir ! Bak iyi izle şimdi ne yapacağım. ‘’ diye fısıldar. Sonra berber çocuğa ‘’ Ali, gel buraya!’’ diye seslenir.  Berberin kendisini çağırdığını duyan çocuk aptalca bir gülümseme takınır ve dükkandan içeriye doğru yönelir. Berber tekrar iş adamının kulağına eğilir ve ‘’İyi izle, bak’’ diye fısıldar ve bir eline beş lira diğer eline de elli liralık bir banknot koyar. Sonra çocuğa doğru uzatır. ‘’ Elimdeki paralardan hangisini istiyorsan al. ‘’ der. Çocuk yüzünden eksik etmediği aptalca bir gülümsemeyle önce beş liraya bakar, sonra da 50 liraya bakar ve 5 liralık banknotu berberin elinden alır. Berber haklı çıkmanın verdiği gururla iş adamına döner ve ‘’ Gördün mü, bak sana ne demiştim.’’ der.

İş adamı tıraşını olur ve berber dükkanından ayrılır. Sokağa çıktığı esnada berberin dalga geçtiği paspal çocuğu görür ve paspal çocuğun yanına doğru yönelir. Yanına varınca Ali’ye sorar:

-Sen sayıları bilmiyor musun ? Beş liralık banknot, elli liralık banknottan çok daha fazladır. Ama sen beş liralık banknotu aldın.

Çocuk bu kez işin ilmini açıklayan bir bilge edasıyla:

-Eğer elli liralık banknotu alırsam oyun orada biter ve berber bir daha bana para vermez.

 


 

İş bulmak | Komik fıkralar

En son görüştüklerinde iş arayan iki arkadaş bir süre sonra tekrar karşılaşmışlar. Arkadaşlardan birisi diğerine sormuş:

-Ne yaptın ? İş bulabildin mi ?

Arkadaşı kasılarak cevap vermiş:

-Elbette buldum. Ya sen ne sandın ? Benim gibi bir adam işsiz mi kalır. Hem de üstelik altımda bin beş yüz işçi çalıştırıyorum.

Her ne kadar duyduğu cevaba inanmasa da meraktan sormuş:

-Vay be! Demek öyle. Peki ne iş yapıyorsun ki ?

–Mezarlıkta bekçilik yapıyorum.

 


 

Başka kimse yok mu ? | Komik fıkralar

Temel bir gün ekip biçtiği tarladan eve dönerken sarp arazinin patika yollarında ayağı kayar ve uçurumdan aşağıya doğru yuvarlanır. Uçurum yüzlerce metre derinliktedir. O anki korkuyla can havline kapılır ve güç bela yakaladığı bir ağacın dalını tutar. Gözlerini aşağıya doğru çevirdiğinde uçurumun yüzlerce metre derinlikte olduğunu ve dibinde de sivri kayaların olduğunu fark eder. ‘’Bir kurtaran olur mu acaba ?’’ diyerek başlar sesinin yettiği yere kadar bağırmaya:

Ha buralarda çimse yok miiiii ?????

Birkaç kez bağırdıktan sonra gökten şöyle bir ses duyar:

-Allah’ın sevgili kulu Temel ! Düşüp ölmekten korkma. Eğer ki dünyada Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakındıysan, kul hakkı yemekten de kaçındıysan korkacak hiçbir şey yok demektir.

Temel bu soruların cevaplarını şöyle bir gözden geçirir. Farzların hiçbirini yerine getirmemiş, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı dersen sadece eşi Fadime’nin hakkını bile ödeyemez durumdaymış. Başını yukarıya kaldırmış ve tekrar şöyle bağırmış:

Ha uşağum başka çimse yok miiii?

 


 

Akıl hastanesine yatmanız gerekir mi ? | Komik fıkralar

Akıl hastanesini ziyaret etmeye gelen ziyaretçilerden birisi hastanede görevli bir doktora sorar:

Bir insanın akıl hastanesinde yatması gerekip gerekmediğine nasıl karar veriyorsunuz ?

Doktor adamın bu sorusunu ayrıntılı bir şekilde cevaplar:

-Hastayı su dolu bir küvetin yanına götürüyoruz. Sonra hastanın eline üç şey veriyoruz. Bunlardan birisi kaşık, birisi fincan, birisi de kova. Sonra da ‘’Bunlardan hangisiyle küveti boşaltırsın ?’’ diye soruyoruz. Peki sizce hangisiyle boşaltmalılar ?

Adam olayı hemen çözdüğünü düşünerek cevaplar:

Heeee ! Anladım. Aklı başında olan birisi küveti boşaltmak için kovayı tercih etmeli. Çünkü kova kaşık ve fincanla kıyaslandığında daha büyüktür ve küveti daha kolay boşaltmamızı sağlar.

Doktor:

Hayır. Aklı başında bir insan küveti boşaltmak için tıpasını çeker.


Dilerseniz sizler de bildiğiniz komik fıkraları yorum bölümünden ekleyebilirsiniz.

Temel’in polislerle macerası

0

Bir gün yolda polisler uygulama yapıyorlarmış. Bu uygulamada her zamankinin aksine ceza yerine ödül verelim demişler. Yoldan emniyet kemeri takılı olarak geçen herhangi bir aracı durdurup 500 tl ödül vermeye karar vermişler. Bu sırada yoldan geçen bir aracı rasgele durdururlar. Aracı kullanan bizim Temel’dir, yanında da Fadime vardır. Polis Temel’e dönerek:

-Beyefendi sizi tebrik ederim. Bugün yaptığımız uygulamada emniyet kemeri takan bir sürücüye 500 tl hediye verecektik. O şanslı sürücü sizsiniz. Buyurun 500 Tl hediyeniz. Sahi merakımdan soruyorum. Bu 500 Tl ile ne yapacaksınız ?

Temel bir heyecanla almış 500 lirayı ve polise dönerek:

-Ha bu 500 lirayu ne mi yapacağum da ? Hemen yarun cidup kendume bir ehliyet alacağum.

Polis şaşkınlıkla:

-Neeee ??? Sizin ehliyetiniz yok muydu ?

Fadime Temel’in yaptığı hatayı toparlamak isteyerek lafa alelacele atlar:

-Ha uşağum benim herifin kusuruna bakmayun da ! Ha bu adam içince ne deduğuni bilmiyor.

Polis sinirden kızarmaya başlayarak:

Neee ??? Siz bir de içkili mi araba kullanıyorsunuz ?

Bu sırada arka tarafta uyuyan Dursun polisin bağırmasıyla uyanır ve uyku sersemliğiyle Temel’e çıkışır:

-Ula uşağum ! Ben size demedum mi da çalıntı arabayla yola çıkmayalum başımıza bir iş gelebilir diye..

Tam polisin cinleri tepesine çıkar ki o sırada arabanın bagajı açılır ve İdris arabanın bagajından inerek koşa koşa Temel’in yanına gelir ve sorar:

-Ne oldi uşağum ? Geçtuk mi sınırı ?

 

 

Temel Dursun Amerika macerası

0

Temel’in kuzeni Dursun Amerika’ya taşınmış. Bir süre sonra Temel’i Amerika’ya gezmeye davet etmiş. Bizim Temel durur mu ? Atlamış uçağa tutmuş Amerika’nın yolunu. Dursun Temel’i havaalanında karşılamış ve arabasını havaalanında hazır etmiş. Dursun’un araba bir gelmiş, 10 metre boyunda bir limuzin ! ‘’ Uyy ha Dursun, amma da büyük araban varmuş da ‘’ demiş. Dursun gülümsemiş: ‘’ Ula Temel’um bu gördüğün yere Amerika diyiler. Burda her şey büyüktür.’’

Eve doğru yola koyulmuşlar, Dursun’un çiftliğinden içeriye girmişler. Ancak kapıdan geçtikten sonra onca yol gitmelerine rağmen bir türlü eve varamamışlar. Temel yine şaşırmış. ‘’Uyy Dursun, ne büyük çiftliğin varmış daaa!’’ demiş. Dursun yine tebessüm etmiş. ‘’Ula Temel, dedim ya burası Amerika.’’

Sonunda çiftliğe varmışlar. Temel akşama kadar dinlenmiş. Akşam yemeği için yemek salonuna gelmiş. Bir bakmış salonda kocaman bir yemek masası. Bir ucuna Temel oturmuş, bir ucuna da Dursun. Temel, masanın diğer ucundaki Dursun’u zar zor seçebiliyormuş. ‘’ Uyy! demiş, Dursun duymamış. Uyy! diye bağırmış: ‘’ Ula Dursun bu masa ne kadar büyük böyle !’’ Dursun masanın diğer tarafından bağırmış: ‘’Ula Temel’im dedum ya burası Amerika. Burda her şey büyüktür.’’

Yemeği yedikten sonra Temel’in lavabo ihtiyacı gelmiş. Dursun’a tuvaletin yerini sormuş. Dursun da ‘’ Alt katta, soldan üçüncü kapı’’ diye tarif etmiş.

Temel alt kata inmiş ama soldan üçüncü kapı yerine yanlışlıkla ikinci kapıdan girmiş. İkinci kapı evin havuzuna açılıyormuş. Ortalık karanlık olduğu için de Temel havuzu fark edememiş ve havuza düşmüş. Hemen can havliyle Dursun’a bağırmaya başlamış:

-Ulaaaa Dursunnn şifonu sakın çekme laaaaaaa

Tavşan avı

0

Bizim Temel ava gitmiş. Ancak hiçbir şey avlayamamış. Eve dönerken Fadime dalga geçmesin diye kasaptan bir tavşan almış.

Fadime, Temel’in elindeki tüyleri soyulmuş tavşanı görünce sormuş:

-Ula Temel ha pu nedur ? Soyulmuş davşanu nassııı avlaysun sen ?

–Ha pu mu nedur ? Bunu çiftleşirken avladum. Ciyinmeye fırsatu bulamadi.

Temel maç izlerse…

0

Temel, yeni bir televizyon almış. Aldığı televizyon canlı yayında bile görüntüyü dondurabiliyormuş. Maçları da takip edebilmek için lig tv de almış. Mahalleliyi de Fenerbahçe-Trabzon derbisini izlemeye davet etmiş.

Berabere giden maçın son dakikalarında spiker çok heyecanlı bir şekilde:

-Robin ! Robin ! Robin Van Persie…  Şimdi ceza sahasına girdi ! İnanamıyorum, kaleciyi de geçti ! Robin Van Persieeeeee ve şuuuttttttt…..

Temel bir anda görüntüyü durdurmuş. Heyecanla ve sinirle ayağa kalkarak:

Atturmam ula sana gol falan…

Temel- Şaka yapayisun…

0

 

Temel iş bulmak için gazete ilanlarını karıştırıyormuş. İlanlardan birisinde fabrikanın birisinde temizlik işçisi arandığını görmüş.

Alelacele bir hışımla fabrikaya gitmiş. Müdürün kapısını çalarak içeriye girmiş. Müdürün masasına yönelerek:

-Kolay gelsin hemşerum. Temizlik işçisi arıyormuşunuz. Başvuru için geldim.

Müdür:

-Ula hemşerum söyle bakayım. Kaç para istiyorsun sen ?

Temel bakmış ki müdür de gerçekten de hemşerisi. Biraz şaşırmış ve müdüre dönerek:

-Uyy Paa Hemşerum Dedun… Ula hemşerum ayda beş bin lira versen, haftada da üç gün izinli olsam, her sene de beş yüz liradan aşağı zam vermesen çok iyi olur.

Müdür:

-Ula hemşerum. Ne diyosun sen ? Ben bu iş için ayda on bin lira, haftada en az dört gün izin, senede de en az bin lira zam yapmayı düşüneyirum.

Temel sevinçten yerinde duramaz. Havalara uçar.

-Ula hemşerum şaka yapayisun.

Müdür:

-Hiç kusura bakma hemşerum. Önce sen başlattun. 🙂

Temel konuşmacı olursa…

0

Temel konuşmacı olarak kürsüye çıkmış. Aklında ne konuşacağına dair hiçbir şey yokmuş ve konuşmasına şu şekilde başlamış:

-Buraya çıkmadan önce ne konuşacağımı bir Allah bir de ben biliyordum. Buraya çıktıktan sonra ise bir tek Allah biliyor.

Temel Fadime’yi doktora götürürse…

0

Temel bir gün Fadime’yi doktora götürmüş.

-Doktor bey,  bizim Fadime beni duymayi, sağır mı oldu ne ?

-Kulaklarını bir kontrol edelim. Siz herhangi bir şey sorun, eğer duymazsa 5 adım yaklaşarak aynı soruyu tekrar sorun. Ne kadar uzaklıkta duyabiliyor, onu anlayalım.

Temel ve Fadime eve dönmüşler. Fadime akşam yemeğini hazırlamaya başlamış.

-Karıcuğum bu akşam yemekte ne yaptın ?

Herhangi bir cevap gelmemiş, beş adım yaklaşmış ve tekrar sormuş. Yine herhangi bir cevap alamamış. Bir kez daha beş adım yaklaşarak aynı soruyu tekrarlamış.

-Kız Fadimeee… Saaa diyruummmm, ne yemeği yaptın ?

-Temel ha bu dördüncü söyleyişim da… Hamsili pilav yaptım.

Dursun, Temel’e tropikal meyve gönderirse…

0

Bizim Dursun tropikal bir adaya gider. Gittiği yerden Temel’e tropikal meyvelerden hediye gönderir. Bu meyvelerden birisi de ananastır.  Temel, Dursunu arar ve takma dişlere ihtiyacı olduğunu söyler.

Dursun:

  • Ula Temel, ne yapacasun takma dişi da ?
  • Ula Dursun, senin gönderdiğun meyva güzeldir, güzeldir ama dışı çok serttir. Diş miş kalmadu daa…

Temel pasaport memuru olursa…

0

Amerikalı zencilerden biri Türkiye’ye tatile gelmek ister. Yolculuğa çıkacağı sırada pasaportunu kaybeder. Tatilinden vazgeçmek istemeyen zenci havaalanında kara kara ne yapacağını düşünürken tesadüfen bir pasaport bulur. Ancak pasaport ünlü bir film yıldızı olan Leanordo di Caprio’ya aittir. Fotoğrafını değiştirip bir şansımı deneyeyim, diye düşünür. Bu pasaportla Türkiye’ye uçmayı başarır ve Türkiye’de havaalanında görevli pasaport memuru bizim Temel karşılar. Resme bakar zenci, isme bakar Leanordo di Caprio… Adama tekrar bakar resimdekiyle aynı zenci… Bu durum karşısında biraz şaşkınlık yaşayan Temel, yan masaya döner ve ‘’ Ula Cemal, bu Titanik gemisi batmış mıydı yoksa yanmış mıydı ? ‘’ der.