90’lı yıllarda ilkokulda eğitim görmüş birçok insanın hafızasına ” Yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı…” sloganı kazınmıştır. O dönem ülkemizde üretilen yerli bir ürünü kullanmanın gerekliliğini tam olarak anlayamasak da yerli malı haftasında; evde annelerimizin yaptığı pastaları, börekleri, çörekleri mideye indirmenin verdiği haz bir başkaydı.

Aslında anlamamız gereken nokta tam da gözümüzün önünde duruyordu. Evlerimizde annelerimizin elinden yapılan bu yiyecekler için malzemeler dışında para vermeyerek ailemizin cebindeki paranın bir kısmının dışarıya çıkmasını engellemiş oluyorduk. Böylece evimizin zenginliği kısmen de olsa artmış oluyordu.

Bunu biraz daha örneklendirelim. Bir ailede anne ve babanın çalışarak para kazandığını düşünelim. Bu evde yapılan her iş için bir ücret ödendiğini de varsayalım. Örneğin evdeki küçük çocuk bakkaldan ekmek almak için, anne yaptığı ev işleri için, baba pazar alışverişine gitmek için belirli bir ücret alıyor. İşte bu örneği ülkemiz açısından düşünecek olursak evimizin ülkemiz olduğunu, anne ve babanın çalışarak kazandığı paranın ihracat olduğunu, evde ücret karşılığında yapılan bütün işlerin de katma değer olduğunu düşünebiliriz. Evde yapılan iş yani katma değer ve dışarıdan kazanılan para yani ihracat  arttıkça ev ahalisinin her birinin gelirleri artacaktır. Aynı şekilde tam tersi bir durumda da ev ahalisinin her birinin gelirleri azalacaktır. Dışarıdan alışveriş yani ithalat yaptıkça evin içerisinde dönen para da , her bir iş için ödenen ücret de düşecektir.

Eğer bu noktayı anlayabilirsek aslında kullandığımız yabancı ürünlerin kendi cebimizde bir çukur açtığını da anlayabiliriz. Eğer bu noktayı anlayabilirsek aslında katma değer üretmenin, ihracat yapmanın en başta kendimiz olmak üzere bu ülkede yaşayan herkes için bir hizmet olduğunu anlarız.

Katma değer üretmek, yerli malı kullanmak, ithal ürünlerden mümkün olabildiğince sakınmak önce kendimize sonra ise vatanımıza ve milletimize yaptığımız bir iyilik ve aynı zamanda da borçtur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here